Bir kuş kadar özgür kimi zaman
Ya da bir kuş gibi yüksekte
Kuş bakışı bakabilmek yeryüzüne
Ya da bir kuş beyniyle
Derin kanat çırpışlarıyla yol alabilmek
Göz gözü görmeyen bulutlar arasında
İnadına
Rüzgarın bitmeyen uğultularını duyabilmek için uğraşılarınız
İsyan ederken bir yandan da kulaklarınız
Giderek hızlanmanın coşkusunu tadabilmek
Bıkmadan ve doyasıya
Kim bilir
Kendi küçüklüğünüzü unutmak içindir belki de
Doymak bilmeyen yükselme istekleri içinizde
Dünyanın gözünüzde küçülüp
Ufacık kaldığını kanıtlamak istercesine kendinize
Bir kuş kadar özgür kimi zaman
Ya da bir kuş gibi yüksekte..
Bir kuş kadar küçük kimi zaman
Ya da bir kuş gibi yerlerde
Bitmeyen çabalarla bir yuva yapabilmek
Kuşlar gibi
Oradan buradan topladığınız çöplerle
Hep yüksek yerlere kurma isteğiniz yuvalarınızı
Bildiğinizden
Beklediğini tehlikelerin erişilebilen yerlerde
Ve gördüğünüz halde yıkılan yuvalarınızı
Anlam veremediğiniz sebeplerle
Yeniden bir yuva yapabilmek adına
Canla başla çalışmanız
Ve uğraşmanız gayretle
Bu kez
Daha iyisini yapabilmek olurken hedefiniz
İstersiniz ki
Artık son bir yuvanız olsun
Daha yüksek ve güvenli yerlerde
Bir yandan da farkındayken hayatın tekerrürlerinin
Yeni bir yıkıma hazırlıklıyken sahip olduğunuz bilinçle
Yine de bir umut yeşersin istersiniz içinizde
Belki bu kendini aldatmaktır bile bile ancak
Neden bu kez mükemmel bir yuva kurmayayım diye
Düşünmek istersiniz o kuş beyninizle
Bir kuş kadar küçük kimi zaman
Ya da bir kuş gibi yerlerde..
Bir kuş kadar ürkek kimi zaman
Ya da bir kuş gibi kafeste
En değerli şeyken özgürlüğünüz
Ve ürkerek bakarken esarete
Ürkekliğinize yenilmenizdir
Kaçınılmaz olan bu kez de
Bir korunma ihtiyacı duyarsınız sonunda
Güçsüzlüğünüzün ezikliğiyle
Yahut bilmezken
Tehlikenin ve esaretin ne olduğunu küçüklüğünüzde
Yine ürkekliğinizdir bulmanıza neden olan
Kendinizi bir kafeste
Sevmeseniz de ve istemeseniz de
Bir zavallı gibi yaşamayı bu kafeste
Alışırsınız hiçbir şey yapmadan
Her şeyin ayağınıza gelmesine
Ya da yenik düşersiniz
Çok şirin görünen bir şeytan olduğunu bilmeden
Güvende hissetme isteğinize
Yine de bastırmak mümkün olmayan bir çığlıktır özgürlüğünüz yüreğinizde
Huzurlu ve rahat olsanız da
Kaçıp gitmek istersiniz doğduğunuz yerlere
Yeniden kanat çırpmak istersiniz
O ulu ve hırçın tepelerde
Artık bir kararsızlıktır içinde boğulduğunuz
Bir çatışma başlamıştır ki son bulmayacak bekleseniz de
Özgürlük ve esaret duygularınızın gelgitlerinde
Kiminize cesur olmak öğretilmemiştir
Ve boyun eğersiniz kaderinize
Ancak bilmezsiniz ki bu da çözüm değildir
Bir gün gelip artık dayanamaz bu suni ve sahte cennete
Gözlerinizin önünde
Gökyüzünün sonsuz genişliğinde süzülen halinizle
Küçücük yüreğiniz pıtır pıtır atarken duruverir
Ve kavuşursunuz birden ebediyete
Kiminiz daha cesurdur diğerlerinden
Her yolu denersiniz
Kavuşuncaya dek özgürlüğünüze
Kendiniz çizersiniz kaderinizi
Kanatlarınızdaki tüylerinizle
Ne yaparsanız yapın
İçinizden söküp atamadığınız
Ve kulak vermek istemediğiniz ürkekliğinizle
Bu bir kaçıştır ki son verir esarete
Hiç düşünmeden düşülmüş bir tuzaktır esasında
Ardına bakmadan kanat çırpmak ileriye
Unutulmuştur eski günlerin tecrübeleri
Artık baş edemezsiniz vahşi doğanın tehlikeleriyle
Hiç farkına varmadan benimsediğiniz
Ve içinize işleyen evcilliğinizle
Acı bir gerçektir bu
Sonunuzu değiştiremezsiniz isteseniz de
Maalesef bu çırpınışlar
Son bulur bir ölümün dinginliğinde
Bir kuş kadar ürkek kimi zaman
Ya da bir kuş gibi kafeste..
Mart 02
26 Aralık 2005 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder