17 temmuz 2009
artık 18 temmuz
uzun zamandır yazamadım
yazmak istedim ama başaramadım
sanki bazen tarifi olmuyor
ya da dile getirip yüzleşmek istemiyorsun
güçlüyüm diye kendini kandırmak eğlenceli
oysa bir zavallı olduğunu kim kabul edebilir
kulaklarım zonkluyor uğulduyor
bazen dünya üzerime yıkılacak gibi hissediyorum
artık sorgulamayı bıraktım belki fark edebilirsin
hiç sorgulamadan kabullenmeyi öğretti bana hayat
eskiden olsa
neden ben derdim
yine mi aynı şey derdim
ya da yine mi ben derdim
hepsi geçmişte kaldı
kendime acımayı bıraktım
kendime acımasız olmayı öğrendim
insanlara merhamet etmeyi
kendime zarar vermenin başkalarının bana zarar vermesinden daha zararsız olduğunu öğrendim
canımı acıtan hiç bir şey yok artık
benden başka
bu sevindirici huzur verici mutluluk verici bir his
kendini acıtmak ne hoş şeymiş
canım yanarken gülüyorum
gülümsemiyorum artık
kahkahalarla gülüyorum
komik olduğundan değil
duymamak için
uğultuları
kulaklarımm
onları tıkamalıyım
içimde hep bir ses
bir başka ses
onu susturmalıyım
ilaçlarıma tekrar başlamalıyım belki
artık nasıl başa çıkacağımı biliyorum
her şeyin geçici olduğu açık
buna inanmam on yılımı aldı
ama gördüm ki
her şey bitiyor
bitmez dediğin her şey
başka şeylere dönüşüyor
önce yavaş yavaş
sonra birden
bu hayatın özü sanki
her şeyle birlikte düşünülünce uyan tek tarif
tüm kombinasyonları denesen de uyumsuz olamayacak tek tanımlama
önce yavaş yavaş sonra birden..
18 Temmuz 2009 Cumartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder