26 Ocak 2006 Perşembe

Bütün yollar
Bir noktada birleşiyor
Kimi uzun
Kimi kısa
Bazısı başlamadan bitiyor
Bazısı zaman alıyor çok fazla
Ama dönüp dolaşıp
Sana geliyor yüreğim
Ellerimden tutmasan da..
Kasım 02
Benim sevgili dostlarım
Hadi içelim
Biram aynam duvarlarım
Şerefinize
Ha ha gülelim
Gülelim her şeye
Benim sevgili dostlarım

İçmek
Bir kaçış gerçeklerden
Uzun süreli uykularım gibi
Hadi ölelim
Ölelim güzelleşelim..
Kasım 02
Öldüm ben
Bir yıl kadar önceydi
Bu artık
Sadece bir isim benzerliği
Yaşanmamışlıklar varken
İstemezdim hiç ölmeyi
Ama zordu yaşatmak
Bu dünyada iyiliği
Ve iyi olmak
Kabullenmekti yenilgiyi
Bilinirdi zaten
Bu hikayenin ana fikri
Kötünün fendi iyiyi hep yenerdi

Yeniden doğdum sonra ben
Biraz geç oldu belki
Fakat bu kez olmak için kötülerden
Kötü egemen bir düzendi çünkü bu dünyadaki
İyi olma aptallığını bırakıp
Düzenin insanını oynamak
Ve bir maske takıp
Palyaçoluk yapmak
Diğer insanlar gibi
Belli ki yükümlülüğüydü insan oluşumun
İşte tam bu esnada tanıdım seni

Sen içimdeki insanlık için son umuttun
Başarabilseydin bu insanlığın kurtuluşu olacaktı
Ve huzurunu duyarak verdiği son soluğun
İnsanlık senin elinden vasiyetini yazdı
Nihayetinde bu küçük hikayenin
Bildiğim bir gerçek doğrulandı
Vasiyet okundu ardından cenazenin
İnsanlar kötüydü
İyiler yaşamazdı..
Kasım 02
Ağlamak istemezdim ya oldu
Neden kim bilir
Gözlerimde bir soru doldu
Mutluluk nedir
Yok oldu herkes cevap vermeden
Ne elimden bir tutan oldu
Ne de hiç dokunmadan giden
Ya ben tutundum bir dal olur diye mutluluğuma
Ya da onlar itip gittiler beni uçurumlara
Şimdi artık bir soru değildir gözlerim
Hiç de ağlayamam mutluluk için
Ben artık öyle bir yerdeyim
Yanıtı yoktur bu gözlerimin
Kimseye ihtiyacım yokmuş ki benim
Mutluluk ağlamaksa
Mutsuz olur gülerim..
Ekim 02

21 Ocak 2006 Cumartesi

Bir mandalla bir ipe tutturulmuş
Bir çamaşır olsaydım
Bir iki yılla bir hayli unutulmuş
Birkaç asır olsaydım
Bir halatla toprağa tutturulmuş
Bir tek çadır olsaydım
Bir altınla derinde unutulmuş
Bir ton bakır olsaydım

Keşke ben de sizin gibi
Kör sağır dilsiz
Hiçbir şey anlamayan
Duygusuz hissiz
Bitimsiz bir hayata
Yalnız ve sevgisiz
Dayanacak şekilde yaratılsaydım
Keşke ben de sizin gibi
Bir şey olsaydım
N'olurdu ey Tanrım
Ben insan olmasaydım..
Haziran 02

20 Ocak 2006 Cuma

Yetişkinlerden daha olgundur çocuklar
İnsanlar büyüdükçe küçülür
Ufacık olurlar..
Haziran 02

17 Ocak 2006 Salı

İki mevsim geçti üzerinden
İkiden bir çıkarttım
Zıkkımın kökünün türevinden
Biriyle aldatıldım
İhanetinle böldün aşkımızı
Çıkardın kalbimizden
Bak bölüm küsuratlı
Unut artık sonrasını virgülden
Yaptığın hatalar limiti aştı
Ne kaldı geriye kalan ne bizden
Toplamamı bekleme sakın parçalarımızı
Ürettiğin formülün yamuk çevresinden
Hani eksilmeyecek hep artacaktı
Kalbimiz çarpacaktı saniyelerle
Asla yutan eleman olmayacaktı
Sonuç sıfır sağlama yapsana bir de
Yanlış kurarsan çözemezsin denklemi
Çıkarma bunu fonksiyonsuz beyninden
Artık çalıştır biraz da o boş kümeni
Böyle giderse kalırsın matematikten
Önce parantezi aç bir işleme geçmeden
Unutma elde var kaç o büyük sevgimizden..
Haziran 02
Korktum
Başıma geldi korktuğum
Artık cesurum
Korkmuyorum..
Mayıs 02

15 Ocak 2006 Pazar

O beni kafasına koymuştu
Ama benden onu kalbime koymamı istiyordu
Reddetmek gibi bir hakkım yoktu
Bir akbaba gibi sinsice üzerimde süzülürken
Bekliyor ve boş bir anımı kolluyordu
Zavallı bir fare gibiydim kapana kısılmış
Oltaya takılmış bir küçük balık
Ya da bir sinek gibiydim örümcek ağlarına yapışmış
Bekliyordu bir darbeyle yere serilmemi
Geniş kanatlarıyla kaplayıp cesedimi
Uzun ve biçimsiz gagasıyla
Acımasızca parçalayıp savunmasız bedenimi
Sırf kemiklerim kalıncaya dek
Yiyebilmek için beni
Bir akbabaydı o
Sinsice üzerimde süzülürken
Bekliyor ve boş bir anımı kolluyordu..
Mayıs 02

12 Ocak 2006 Perşembe

Lastik bir toptur hayat
Attığın yere gider
Bulamazsın bir rahat
Rüzgar eserse eğer
Lastik bir toptur hayat

Tek başına oynarsın

Kimse yoksa yanında
Bazen de paylaşırsın
Topunu insanlarla
Lastik bir toptur hayat

Sönecek olsa bile
Oynamaya devam et
Umudunu kaybetme
Şişebilir nihayet
Lastik bir toptur hayat

Dilersen yan gelip yat
İster yakan top oyna
İstersen fırlatıp at
Sen yeter ki patlatma
Lastik bir toptur hayat..
Mayıs 02

11 Ocak 2006 Çarşamba

Sabahın ilk ışıkları
Aşağıdan yukarı baktığım arka sokak
Zemin katın demirli pencerelerinden
Uykusuzum ve uykum yok
Yalnızlık bu akan gözlerimden
Herhangi bir kuşun cıyaklayışına maruz kulaklarım
Sevgili guguk kuşum ötüyorken derinden
İstemeden uyandıysam da
Münasebetsiz kapı zilinden
Unuttum huzursuzluğumu
İlkbahar ya ne de olsa günlerden
Hem daha çok severim ben onu
Diğer tüm mevsimlerden
Buna rağmen
Söyleyemem mutlu da olduğumu
Neyse ki içime sinen mutsuzluğumu
Fark eden yok yüzümden
Belki de günün baharsızlığıdır
Beni pencere önü düşüncelere iten
Kasvetli ve karanlık kış günlerini anımsatması
Ben cıvıl cıvıl bir Nisan sabahı beklerken
Toprak ıslak
Öyle koyu kahverengi
Yağmur yağmış seller akmış belli
Derken elinde poşetlerle
Bir çocuk geçiveriyor okula giden
Sonra geldiği yöne geri dönüyor küçük çocuk
Bir otomatik sesi geliyor vardığı evden
Kim o diye soruyor ona bir başka çocuk
Ve bir demir kapı kapanıyor aniden
Ben aynı yerde ayakta
Dışarıya bakıyorum hala
Evimin penceresinden
Küçük bir karasinek fon müziğim
Bir yabancı gibi bahsediyorum hemen her şeyden
Açık yeşil yaprakları sallıyor rüzgar
Küçük beyaz çiçekler açmış bir tanesi ağaçlarımın
Zaten şunun şurasında üç ağacım var
Ve farkında değiller onları anlattığımın
Bu kadar erken başlamak güne
Hiç bana göre değil
Ben en sevdiğim şeye uzanayım yine
Bir uykuya dalayım derin olsun
Tatlı rüyalar temennisiyle
En güzel tarafı uyumanın
Rüyalarda gördüğün iyi kötü anların
Gerçek hayata etkisiz olmasıydı belki de..
Nisan 02

9 Ocak 2006 Pazartesi

Bir çölde yürüyordu
Ne bir gölge ne bir yudum su
Artık yokluğuna alışmıştı bunların
Aramıyordu
Sıcak ve kumdan başka bir şey yoktu
Serap görmeyi bile unutmuştu
Ve neden yürüdüğünü de
Yürüyordu işte
Kendine nedenini sormuyordu
Durup ne yapacaktı zaten..
Mart 02

8 Ocak 2006 Pazar

Bugün ağlıyorsam
Gülebilirim

Bakma ağlıyorsam
Gülebilirim
Sana ağlıyorsam
Gülebilirim

Şimdilik mutlusun
Tadını çıkar
Kısa sürecek
Bu kahkahalar

Bir gün ağlarsan
Gülebilirim..
Mart 02

3 Ocak 2006 Salı

Bütün bayramlarım
Acıklı geçti
Bayramları
Başka günlere erteledim
Bütün acılarım
Bayram havasında geçti
Acılarımı
Bayramlara erteledim
Hayatım
Acı bayramlarla geçti
Yaşamadım hiç arifeleri
Ve olmadı hiç bayram ertesi
Zamansız acılarla
Hayatım geçti..
Mart 02

1 Ocak 2006 Pazar

Günlerdir içine dert oldu niye
Niyedir bakışın bitmeyen yaşlar ile
Sanki parçalanmıştı bir inci kolye
Onlar ki birdenbire dökülüverdi yere

Biliyordun böyle sebepsiz aktığını gözyaşlarının
Ve tek bir sebep arıyordun
Gereği yoktu fazlasının

Dökülen incileri yok ki bir toplayacak
Her biri birazdan kuruyup kaybolacak
Var olup koptuğunu kimse anlamayacak
O kolyeden geriye bir eser kalmayacak

Öyleyse bırak inciler yerinde dursun
Değerini anlayan çıkmadı biliyorsun
Ne bir parçalanan ne de bir kolye olsun
O iki istiridyen artık kapalı dursun..
Mart 02